Tár Hakkında
Todd Field'ın yönettiği ve senaryosunu yazdığı 2022 yapımı Tár, uluslararası Batı klasik müziği dünyasının görkemli ama bir o kadar da acımasız koridorlarında geçiyor. Film, yaşayan en büyük besteci-şeflerden biri ve büyük bir Alman orkestrasının ilk kadın direktörü olan Lydia Tár'ın (Cate Blanchett) hikayesini anlatıyor. Görünürdeki başarı ve saygınlığın ardında, güç, sanat, yaratıcılık ve ahlaki çöküş arasındaki ince çizgiyi ustalıkla sorguluyor.
Cate Blanchett, Lydia Tár rolüyle adeta ekrana hükmediyor. Karakterin karmaşık iç dünyasını, hırslarını, kırılganlıklarını ve narsisizmini inanılmaz bir derinlikle yansıtıyor. Bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında sayısız ödüle aday gösterilen Blanchett, filmin tartışmasız kalbi. Nina Hoss, Noémie Merlant ve Julian Glover gibi oyuncular da güçlü destek performanslarıyla hikayeyi zenginleştiriyor.
Tár sadece bir biyografi veya dram değil; gücün yozlaştırıcı doğası, 'deha' miti, sanatçının sorumluluğu ve #MeToo sonrası dünyada hesap verme kültürü üzerine derinlemesine bir çalışma. Film, izleyiciyi rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor: Sanat, sanatçının ahlaki zaaflarını aklayabilir mi? Gerçek deha, kötülükten muaf mıdır?
158 dakikalık süresiyle izleyiciyi tam anlamıyla içine çeken Tár, görsel ve işitsel olarak da bir şölen sunuyor. Özellikle müzik sekansları ve Berlin'in kasvetli atmosferi, hikayenin ruhunu mükemmel yansıtıyor. Eğer karakter odaklı, düşündürücü, sizi film bittikten sonra da etkisini sürdüren ve olağanüstü oyunculuklar içeren filmlerden hoşlanıyorsanız, Tár mutlaka izlemeniz gereken bir başyapıt. Türkçe altyazı seçeneğiyle bu çarpıcı psikolojik dramı kaçırmayın.
Cate Blanchett, Lydia Tár rolüyle adeta ekrana hükmediyor. Karakterin karmaşık iç dünyasını, hırslarını, kırılganlıklarını ve narsisizmini inanılmaz bir derinlikle yansıtıyor. Bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında sayısız ödüle aday gösterilen Blanchett, filmin tartışmasız kalbi. Nina Hoss, Noémie Merlant ve Julian Glover gibi oyuncular da güçlü destek performanslarıyla hikayeyi zenginleştiriyor.
Tár sadece bir biyografi veya dram değil; gücün yozlaştırıcı doğası, 'deha' miti, sanatçının sorumluluğu ve #MeToo sonrası dünyada hesap verme kültürü üzerine derinlemesine bir çalışma. Film, izleyiciyi rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor: Sanat, sanatçının ahlaki zaaflarını aklayabilir mi? Gerçek deha, kötülükten muaf mıdır?
158 dakikalık süresiyle izleyiciyi tam anlamıyla içine çeken Tár, görsel ve işitsel olarak da bir şölen sunuyor. Özellikle müzik sekansları ve Berlin'in kasvetli atmosferi, hikayenin ruhunu mükemmel yansıtıyor. Eğer karakter odaklı, düşündürücü, sizi film bittikten sonra da etkisini sürdüren ve olağanüstü oyunculuklar içeren filmlerden hoşlanıyorsanız, Tár mutlaka izlemeniz gereken bir başyapıt. Türkçe altyazı seçeneğiyle bu çarpıcı psikolojik dramı kaçırmayın.


















